28 Kasım 2012 Çarşamba

General Harbord'un Anadolu Notları


ABD Başkanı Wilson'un em­riyle General James G. Harbord başkanlığında oluşturulan bu in­celeme heyetinin asıl amacı Er­menistan üzerinde güdüm kurma olanaklarının araştırılmasıydı. Heyet, Ermenilerin Anadolu ve Kafkasya'daki gerçek durumunu yerinde inceleyerek “Amerikan mandasında bir Ermenistan” kur­manın altyapısını araştıracaktı. Ama aynı zamanda İstanbul ve Türkiye üzerinde bir manda yö­netimi tesis etmenin de mümkün olup olmadığını rapor edecekti.
Heyetin kadrosu geniş tutul­muştu. 15'i asker, 31'i sivil, 46 kişiden kurulan Amerikan heyeti, Fransa' daki Amerikan Kuvvetleri mensupları ve Amerikan Yardım Teşkilatı'ndan alınan uzman personelden oluşuyordu.
General Harbord’ un heyetin oluşturulması aşamasındaki tüm tarafsız olma gayretine karşın Amerikan yönetimi, 2’ si subay ve 3'ü sivil 5 Ermeni personeli de heyete sokmuştu. Ancak General Harbord'un bu konudaki taraf­sızlığının ilk işareti Robert Ko­lej'de tarih öğretmenliği yapan Hüseyin Bey (Pektaş) başta ol­mak üzere, Türk tercümanlara görev vermesinden anlaşılıyordu.
General Harbord’ un heyeti 24 Ağustos 1919'da Amerikan donanmasına ait Martha Was­hington gemisi ile Fransa'nın Brest limanından hareket etti.
2 Eylül'de İstanbul'a ulaşan Amerikan heyeti 7 Eylül de Hay­darpaşa'dan trenle Adana'ya doğru yola çıktı. Mustafa Kemal İstanbul'daki Kuvayı Milliye’ci­lerden hareket haberini almıştı. Hemen General Harbord'la heyetinin güvenliği ve iyi karşılanma­ları konusunda bir tamim yayım­ladı.
Mustafa Kemal’in ABD heyetine ilişkin tamimi
Erzurum Vilayeti
Hususi 685
1. Amerikalı General Harbord, Mardin, Diyarbekir, Harput ve Malatya, Sivas, Erzincan ve Erzurum üzerinden Anadolu'ya seyahate başlamıştır. Heyetten bir binbaşı ve bir yüzbaşı bugün Sivas'a geldi. General'in Sivas'a ulaşmasına kadar, yolu ve hali keşfetmek üzere, Erzincan'a gidip tekrar General ile buluşmak üzere Sivas'a döneceklerdir. Gerek askeri kumandanlar, gerekse mülkiye memurlarının ve özellikle eşraf ve milli cemiyetler tarafından iyi bir surette kabul edilmesi, kolaylık gösterilmesi ve memleketimiz ve milli cereyanlar hakkında doğru kanaatler edinmesi açısından son derece önem verilmesi rica olunur.
2. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Heyeti Merkeziyeleri'nin haberdar edilmesi istirham olunur.

Heyet-i Temsiliye namına
Mustafa Kemal
Konya üzerinden Adana Tarsus, Mardin ve Malatya'ya giden heyet 20 Eylül'de Sivas'a geldi.
General Harbord aynı gün Mustafa Kemal'le iki saati aşkın bir görüşme yaptı. Anılarında o günü öyle anlatır:
”Tercümanımız Hüseyin Bey aracılığıyla söze ben başladım ve Milli Mücadele taraftarlarının amaçları, durum ve tutumları hakkında dış dünya­ya endişe verici haberler yayılmış olduğundan bu konuda bize gerçek bilgi verilmesini istedim. Ce­vapları gayet açık ve akarsu gi­biydi. Tercüman yoluyla olayla­rı ve gerçekleri, düzenli ve açıkla­malı anlatıyor, kendini zapt et­mekte büyük güçlük çektiği asabi halinden ve elinde tuttuğu güzel tespihi durmadan çekmesinden belli oluyordu. Fakat sonradan öğrendim ki, bir müddet önce sıt­maya yakalanmış ve bizimle gö­rüştüğü sırada sıtma nöbeti için­deymiş.”
General Harbord ile Mustafa Kemal'in görüşmesi sonucunda Amerikan heyeti Milli Mücade­le'yi başlatan ekibin bu konudaki kararlılığına şahit oldu.
Harbord bu noktayı şöyle de­ğerlendirir:
“Manda hakkındaki fikirleri bizimki gibi değil, onlar bunu yalnız, bir büyük kardeşin nasi­hati ve yardımı gibi düşünüyor­lar. İç idareye ve dış ilişkilere hiç müdahale etmemek üzere hafif bir ağabeylik hâkimliğini tanı­mak istiyorlar... Mustafa Kemal Paşa, eğer Barış Konferansı impa­ratorluğu parçalamaya çalışmak­ta ısrar ederse, bu zilleti asla ka­bul etmeyip milli şeref uğruna öl­meyi tercih ederek karşı duracak­larını söyledi. Bu görüşme son derece ilgi çekici oldu. Şunu söy­lemek zorundayım ki, bu görüş­menin sonucu olarak bende, Mustafa Kemal Paşa ve yakın ar­kadaşlarının gerçek vatansever oldukları intibaı hâsıl oldu. Anla­şılıyor ki, Türkiye sorununu hal­letmek için milli mücadelecileri hesaba katmak gerekiyor.”
Harbord Heyeti, Türki­ye'den ayrıldıktan sonra vardığı sonuçları bir rapor halinde ABD'de Kongre'ye sundu. Mus­tafa Kemal Paşa, Harbord'a, ra­pora eklenmek üzere, Kuvayı Milliye hareketinin amacını, teşkilat yapısını ve Ermeniler, Ame­rikan yardımı ve Bolşevizm ile il­gili görüşleri içeren bir de muhtı­ra gönderdi.
Harbord'ın raporu ise ülkeyi ziyaret eden birçok batılı gözlem­ciden çok daha tarafsızdı. Rapor- da,“Türkler ile Ermenilerin barış içinde yüzyıllarca yan yana yaşa­dıkları, tehcir sırasında Türklerin de Ermeniler kadar acı çektikleri, Türk köylerinin yakıldığı, savaşa giden Türk köylülerinden en çok yüzde 20'sinin geri dönebildiği, I. Dünya Savaşı’nın başlangıcında Ermenilerin “Türkiye Ermenistan’ı” denilen bölgelerde hiçbir za­man çoğunlukta olmadıkları, Ku­vayı Milliye’nin bölgede etkin bir güç haline geldiği belirlenmiştir” denildi.
ABD Kongresi bu rapor üze­rine, Nisan 1920 de, Ermenis­tan'a mandater olunmasını red­detti.

Kaynak:  Kansu ŞARMAN – Popüler Tarih Dergisi / 16.Sayı / Aralık 2001



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder