27 Kasım 2012 Salı

10 Soruda Kanuni Dönemi


1-Kanuni hangi şartlarda tahta geçti?

Kanuni, kendinden önce hiçbir padişahın sahip olmadığı avantajlarla Osmanlı tahtına çıktı. Babası I. Selim, II. Bayezid döneminde imparatorluğu tehdit eden Safevi tehlikesini ortadan kaldırmış, Memluklu devletini ilhak ederen güney sınırlarını güvence altına almıştı. Ayrıca Mısır'ın fethiyle de önemli bir gelir kaynağına kavuşulmuştu. Doğu meselesini halleden Yavuz, Avrupa'ya karşı bir sefere çıkmak için büyük bir donanmaya sahip olunması gerektiğinin bilincindeydi ve sağlığında bunun altyapısını hazırlamıştı. 30 Eylül 1520'de, 'I. Süleyman, tek erkek çocuk olarak taht mücadelesine girmeden, zengin ve güçlü Osmanlı İmparatorluğu'nun başına geçti.

2-Kanuni'nin ilk icraatleri ne oldu?

I. Süleyman, 30 Eylül 1520'de tahta geçtiğinde, ilk icraat olarak babasının sert icraatleri sebebiyle mağdur olanların durumunu düzeltmiştir. I. Selim'in Tebriz ve Kahire'den zorla getirttiği sanatkarlardan, isteyenlerin memleketlerine dönmesine izin vermiş, İran'la Osmanlı ülkesi arasındaki ipek ticareti yasağını kaldırtmış, bu ticareti yaptıkları için mallarına el konulan tüccarların zararlarını karşılamıştı.
Halka zulmettiği tespit edilen devlet görevlileri, sert bir şekilde cezalandırılmıştı. Kaptanı Derya Cafer bey hakkındaki zorbalık soruşturması, onun idamı ile sonuçlanmıştı.
Bu dönemde, saray görevlilerinden çevreye zulmedenler ya sürüldü, ya öldürüldü. Babasının sert hükümdarlık döneminden sonra, Kanuni'nin bu tavırları, padişahlığını 'adalet' temelli bir meşruiyet üzerine oturtmuştu.
Kanuni, tahta geçtikten sonra ilk olarak, Mısır'da patlak veren Canberdi Gazali isyanıyla uğraştı. Daha sonra ilk iki seferini, Fatih döneminde alınamayan iki kilit noktaya düzenledi. 1521'de Belgrad, 1522'de Rodos ele geçirildi.

3-Doğu ve Hint siyaseti nasıldı?

I. Selim döneminde, Aanadolu için önemli bir tehdit olan Safeviler sindirilmişti. Kanuni döneminde mecbur kalınmadıkça, ya da önemli bir fırsat çıkmadıkça İran üstüne sefer düzenlenmemiştir. Bu dönemde esas hedef, Batı ile olan münasebetlerdi.
İlk İran seferine 1533'te çıkıldı, ancak iki ordu ile çıkılan Irakeyn Seferi, Maktul İbrahim Paşa'nın hatalarından dolayı, istenilen neticeyi vermemişti. Daha sonra 1548 ve 1553'te çıkılan iki İran seferi Özbekler'e ve bölgedeki diğer Sünni müslümanlara yardım etme ve Osmanlı topraklarına saldıran Safevilere cevap verme amacıyla yapılmıştı. 29 Mayıs 1555'te imzalanan Amasya Antlaşması, iki devlet arasındaki ilk resmi antlaşma idi. Bununla birlikte, Osmanlı fethettiği toprakları ilhak etmiştir, Safevilerle 40 yıl süren kötü dönemin yerini, 1578'e kadar sürecek barış dönemi almıştır.

4-Batı siyaseti nasıldı?

Kanuni döneminde doğu sınırlarının fazla tehdit almaması ve Avrupa'da gelişen şartlar nedeniyle, asıl hedef Batı olmuştur. Kanuni döneminde, Habsburg İmparatorluğu, akrabalık ilişkileriyle Avrupa'nın önemli bir kısmına sahip olmuştu. Onların önünde direnen tek güç, Fransa ve İngiltere idi. Osmanlı'nın Avrupa'daki bu mücadeleye karışması, siyasi dengenin yeniden kurulmasını sağlamıştır. Fransa ve İngiltere gibi milli monarşiler,  Habsburglar'a karşı Osmanlı'nın mücadeleye girmesiyle hayat hakkı bulabilmişlerdir.

5-İlk kapitülasyonu Kanuni mi verdi?

Kapitülasyonların ilkinin, 1535'de Fransızlara verildiğini hemen herkes bilir. 14. yüzyılın sonlarından itibaren Venedik, Ceneviz gibi Avrupalı devletlere ticari imtiyazlar verildiyse de bunlar Kanuni dönemindeki gibi çok kapsamlı değillerdi. Kanuni döneminde, bu kapitülasyonların verilmediği iddiaları da vardır. Halil İnalcık'a göre, Fransız elçisi De La Forest ile Sadrazam İbrahim Paşa arasında yapılan müzakereler sırasında, bir kapitülasyon taslağı hazırlanmıştır. Ama bu işin mimarı Makbul İbrahim Paşa'nın ölümü üzerine yürürlüğe girmemiş, taslak halinde kalmıştır. Antlaşmanın türkçe metni de ortalıkta değildir. İnalcık, ilk gerçek kapitülasyonların 15 Ekim 1569'da II. Selim tarafından Fransızlara verildiğini belirtir.

6-İki oğlunu niçin öldürttü?

Kanuni döneminin en dramatik yanı, onun ilk iki oğlunu da öldürtmüş olmasıdır. Kanuni'nin ölümünden sonra tahta kendinden olan şehzadelerin geçmesini isteyen Hürrem Sultan, padişahın büyük oğlu Mustafa'yı, Rüstem Paşa'nın yardımıyla gözden düşürür. Kanuni'yi, Mustafa'nın tahtta gözü olduğuna inandırır ve 1553'teki İran seferi sırasında Kanuni oğlunu öldürtür.
Şehzade Mustafa'nın ölümünden sonra, onun adına isyan eden 'Düzme Mustafa' isyanını bastırma görevi, Edirne muhafazasında olan Şehzade Bayezid'e verilir.Fakat onun ağır davranması, bu hadisenin onun tarafından düzenlendiği dedikodularına yol açar. Babasının ona karşı olan güveni de sarsılır. Ancak Kanuni, oğlunu affederek onu Kütahya Valiliği'ne gönderir.
1550'li yılların sonlarında, Kanuni, sefere çıkamaz olmuştur ve iyice yaşlanmıştır. Saltanatına karşı hoşnutsuzluğun artmakta olduğu bu dönemde, Kanuni'nin hayatta iki oğlu vardır: Kütahya Sancakbeyi Şehzade Bayezid ve Manisa Sancakbeyi Şehzade Selim.
Kanuni, iki şehzade arasında çekişmenin arttığını görünce, onların sancaklarını değiştirir. Selim'i Konya'ya, Bayezid'i Amasya'ya tayin eder. İsteksiz biçimde Amasya'ya gelen Bayezid, burada asker toplar ve kardeşinin üzerine yürür. Onun bu hareketi, Osmanlı devleti tarafından isyan olarak algılanır ve katline fetva verilir. Mağlup olup İran'a sığınan Şehzade Bayezid, 4 oğlu ile birlikte öldürülür.

7-Kanuni, Hürrem'e aşık mıydı?

Yavuz döneminde Ukrayna'dan esir alınıp getirilen bir Katolik papazının kızı olan Roxalanna, Topkapı Sarayı'nda güleryüzlülüğünden ötürü 'Hürrem' adını alır. Kısa sürede aklını ve cazibesini kullanarak I. Süleyman'ın gözdesi olan Hürrem, padişahın ilk eşi ve Şehzade Mustafa'nın annesi Mahidevran'ı devredışı bırakır.
Kanuni, daha önceki padişahların cariyelerle nikah yapmama geleneğini yıkarak, Hürrem ile nikah yapar. Hürrem'i padişah üzerindeki nüfusu, daha kendi döneminde, büyü yaptığı söylentilerine yol açmıştır.
Kanuni'nin Hürrem'e olan aşkı, seferlerde ona yazdığı şiirlerden ve mektuplardan açık şekilde anlaşılmaktadır.

8-Kanuni nerede, nasıl öldü?

Kanuni'nin son yıllarında Avusturya ile sınır ihtilafları ve ödemeleri gereken verginin gecikmesi sebebiyle gerginlikler yaşanmıştır. Sonunda Kanuni, ilerlemiş yaşına rağmen sefere çıkmaya karar verdi.
1 Mayıs 1566'da İstanbul'dan hareket eden Osmanlı ordusu, ağustos başlarında Sigetvar'ı kuşattı.
Padişah hastaydı ve kale bir türlü alınamıyordu. Kuşatmanın son günlerinde, padişahın hastalığı iyice arttı. Orduda söylentiler artmaktadır. 6-7 eylül gecesi 'Büyük Türk' ölür. Kale ise düşmek üzeredir. Sokollu Mehmet Paşa, durumu askerden gizleyerek son bir hücum yaptırır ve kale fethedilir. Şehzade Selim'e haber göndertirlir, ordu Selim ile Belgrad'da buluşunca, Sokollu Mehmet Paşa, hafızlara Kur'an okutarak durumu askerlere bildirir.

9- Kanuni lakabı ne zaman verildi?

Sultan Süleyman, kendi döneminin yazarları tarafından 'Muhteşem', 'Büyük Türk' gibi lakaplarla anılmıştır. Feridun Emecen'in belirlemesine göre 'Kanuni' ünvanını, 18. yüzyılda Osmanlı tarihine yönelik bir çalışma kaleme alan Dimitri Kantemir kullanmıştır. Kantemir, onun 'kanun yapıcılığı' üzerinde durmuş ve bu lakabı uygun görmüştür. Sonraki tarihçiler de, onu örnek alarak bunu sürdürmüşlerdir.

10- Bu dönem Altın Çağ mıydı?

Dünyanın her yerindei toplumların 'Altın Çağ' olarak adlandırdıkları bir dönem vardır.
17. yüzyılda Osmanlı'nın buhranlı yıllarında 'ıslahat layihası' kaleme alınır. Bu dönemde, Kanuni dönemini hep dönülmesi ve örnek alınması gereken 'Altın Çağ' olarak göstermişlerdir.
Kanuni döneminde ise, 'Fatih Dönemi' ideal çağ olarak geçer.

Erhan Afyoncu, Popüler Tarih.
2002

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder